Yas Tepkileri ve Süreci

İnsanlar sosyal canlılardır ve hayat boyu özenle geliştirdikleri ilişkileri vardır. Hayatımızın her döneminde bu bağlarımızın varlığı bizlere güç ve destek verir. Bu tarz yoğun bağlar kurduğumuz kişilerin kaybını ise derin üzüntü, kaygı, keder ve huzursuzluk ile karşılarız. Yaşanan bu duygulara yas tepkileri denmektedir ve bu süreç oldukça doğaldır. Fakat ilginç şekilde her insan yasa aynı tepkileri vermez ve süreç herkes için aynı ilerlemez. Bazı insanlarda süreç uzun sürerken bazıları kısa yaşar. Bazı insanlar duyar duymaz tepki verirken diğerleri bir süre sonra tepki verir. Bunun sebepleri uzun zamandır düşünülen ve tartışılan bir konu olsa da aslında cevap oldukça basittir, her insan farklı ve biriciktir. Yapılan bilimsel araştırmalar yas tepkilerinin neden farklı olduğuna dair bazı etkenler belirlemiştir. Bu etkenler aslında neden birbirinden farklı tepki verdiğimizin derin ve detaylı açıklamasını sağlar.

 

  1. Kaybedilen Kişi Kim

Ölen kişinin kim olduğu kayıp tepkisini oldukça ciddi etkilemektedir. Ölen kişi ile kayıp yaşayan kişinin bağı ve yakınlık derecesi yas tepkisini çoğaltır.  Yakın çevredeki kayıpların etkisi fiziksel değil daha çok duygusal olmaktadır çünkü kardeşini kaybetmiş birinin hayatından eksilen şey sadece bir insan değil bir arkadaş, güvence ve neredeyse tüm hatırlarına eşlik eden hayat desteğidir. Aynı zamanda eşini kaybetmiş biri aynı zamanda yardımcısını, dostunu, çocuklarının ebeveynini, geleceğini ve sevgilisini kaybetmiş olur. En ağır yas tepkilerini genelde çocuklarını kaybeden ebeveynler vermektedir. Bir kuzenin veya uzak akrabanın yasını tutmak ile evladın yasını tutmak bir değildir.

 

  1. Kaybedilen Kişiyle Olan İlişkinin Durumu

Kaybedilen kişiyle olan ilişki de önemli bir ayrıntıdır. Aramızın çok iyi olduğu ve çok sevdiğiniz birinin yası daha kısa sürebilirken aramızda çözülmemiş sorunlar olan kişilere vereceğimiz yas tepkisi daha komplike ve uzun olabilir.  Babasıyla sürekli tartışan birinin babasını kaybettikten sonraki süreci ile babasıyla arası iyi olan kişinin yas süreci aynı yoğunlukta olmayacaktır. Çözülmemiş sorunlar varken yaşanan kayıplar o sorunları çözmek için çok geç olduğu düşüncesini ve pişmanlığı yaratır.

 

  1. Kaybedilen Kişiyle Bağlanma Süreci

Ölen kişi ile aramızdaki bağlanmanın gücü yas tepkisini oldukça fazla etkilemektedir. İnsanlar arasındaki güçlü bağ ölen kişinin yakınlık derecesinden bağımsız şekilde yas sürecinin uzamasına ve zor geçmesine sebep olur. Çünkü ölen kişi ile bağımız bizim güven duymamızı sağlar. Kişi öldüğünde ise bu  güven yok olur ve baş etme gücümüz etkilenebilir.  Aynı zamanda ölen kişi ile bağımlı bir ilişkimiz varsa, yaşama adapte olmak oldukça güç olacaktır.

 

  1. Ölüm Şekli

Verilen yas tepkisi en çok da ölüm biçimi ile değişir. Sevilen kişinin doğal yollarla, ani şekilde, kaza sonucu, intihar sonucu veya başka biri tarafından öldürülmesi yas tepkisini gücünü oldukça etkiler.  Sevdiğimiz biri intihar ettiğinde yıllarca kafa karışıklığı, öfke ve suçluluk gibi duygular yaşayabilir ve sürekli olarak nedenini sorgulayabiliriz. Aynı zamanda sevdiğimiz biri öldürülürse öfke ve kafa karışıklığı ile uzun yıllar savaşmak zorunda kalırız. Fakat doğal sebepler ve yaşlılıktan ölen bir yakınımız için hissedeceğimiz şey mutsuzluk olsa da bir süre sonra kabullenme süreci başlayacaktır.

 

  1. Geçmiş Kayıpların Varlığı

Bir önceki kayıplardaki davranışlar şuan var olan yas sürecine etki etmektedir. Kişilerin geçmiş travmatik kayıplarında verdikleri tepkiler bu yas sürecinin tamamlanması ve kayba yönelik uyumu getirebilir. Fakat geçmiş kayıplarda patolojik tepkileri olan kişilerin yaşadığı ikinci bir kayıpta vereceği tepkinin aynı olup olmaması hala daha tartışmalı bir konudur.

 

  1. Kültür Farklılıkları

Bazı kültürlerde ölen kişi ile vedalaşmaya ve yasın tutulmasına izin verilmez ve kişiden hemen normal hayatına dönmesi beklenir. Bu tarz vedasız ve yas süreci geçirilmesine izin verilmeyen kayıpların yası daha zorlu ve uzun sürebilir. Ölüm sürecinde vedalaşmak önemlidir çünkü kabullenmeyi ve bu gerçekle yüzleşmeyi sağlar.

 

  1. Sosyoekonomik Etkenler

Yas tutan kişinin sosyoekonomik sorunu olmaması yas sürecini kolaylaştıracaktır. Ekonomik olarak güçsüz kişilerin yas süreçleri daha zor geçmektedir. Sosyal güç ve destek de yas sürecinde çok önemli bir ayrıntıdır. Yas döneminde sosyal desteğe sahip bireyler yas sürecini çok daha kolay atlatmaktadır. Sosyal ve ekonomik güçlükler yaşayan insanlar yas sürecinde depresyona daha yatkın olabilirler.

 

Kısaca her insan biriciktir ve her insanın yaşamı birbirinden oldukça farklıdır. Bu farklılıklar her konuda olduğu gibi yas konusunda da tepkilerimizi ve sürecimizi etkilemektedir. Bütün bu farklılıkların yanı sıra kesin olan şey herkesin bir kayıp durumunda yas sürecini yaşayacak olması ve bunun anormal bir şey olmamasıdır.  Negatif duygularımızda pozitif olanlar kadar doğaldır ve yas durumunda negatif duyguların olması sağlıklı bir tepkidir.

Genel olarak yas tepkisinde 2-3 hafta içinde iş yaşamına geri dönülebilir ve birkaç ay içerisinde sosyal rollerine geri dönmeye başlayabilir. Yaklaşık 6 ay ve 1 yıl arası bir süreçte ise yeni ilişkiler kurmaya başlar. Yas süreci oldukça sağlıklı bir süreç olsa da süreç beklenenin dışında gelişirse patolojik yastan bahsedilebilir. Patolojik yas ile ilgili bilgi almak için sitede bulunan Patolojik Yas yazımıza bakabilirsiniz. Aynı zamanda yas süreci içindeki bireylere nasıl davranmak gerektiği ile ilgili bilgi için Yas Süreci İçin Öneriler yazımızı inceleyebilirsiniz.

 

 

 

 

 

  • Turan, Z.(2019). Ani Kayıp ve Beklendik Kaybın Yas Süreci Üzerine Etkisi, İstanbul Arel Üniversitesi, İstanbul.

 

  • Zara, A.(2011). Kayıplar, Yas Tepkileri ve Yas Süreci, Yaşadıkça, 73-90.

 

Open chat