Erteleme Davranışı

Literatüre bakıldığında erteleme davranışının tek bir tanımı görülmemektedir. Farklı uzmanlar erteleme ile ilgili farklı tanımlar yapmıştır. Fakat bütün tanımların ortak noktası ertelemenin yapılması gereken bir işi geciktirme davranışı olduğudur. Kısaca önceliği daha az olan bir işi önceliği yüksek olan isle değiştirmek ve önceliği yüksek olan işi geciktirme davranışı olarak tanımlanabilir. Erteleme bir davranış gibi gözükse de sadece davranış boyutu değil bilişsel ve duygusal boyutları da vardır.

 

Erteleme Davranışının Boyutları

 Ertelemenin bilişsel boyutu kişinin amacı, niyeti ve önceliği ile kişinin performansının uyumsuz olması olarak değerlendirilir. Aynı zamanda kişinin yapacağı iş ve görevlerin sonuçları ile ilgili sağlıksız düşüncelerin varlığından bahsedilir. Yani kişi yapacağı görevin sonucunda kötü şeyler çıkaracağını düşünerek erteleme davranışı gerçekleştirir.

Ertelemenin davranışsal boyutunda ise yapılması gereken görev için harcanan zamanın başka bir şey için harcanması olarak görülür. Kişi planladığı zamanda görevi yerine getirmez. Aynı zamanda yapılması gereken işin planlandığından uzun sürmesi veya uzun bir zamana yayılması durumudur.  Görevin başlatılması, yürütülmesi ve tamamlanması konusunda yaşanan sıkıntılardır.

Duygusal boyutta ise  kişi yapacağı görevi başlatamamak, sürdürememek veya tamamlayamamak konusunda duygusal bir sıkıntı hisseder ve bu yüzden erteler. Bu sebeple erteleme davranışı kaygı gibi negatif duygularla eşleşir.

 

Neden Erteleriz?

 Birden çok erteleme sebebi vardır ve bu sebepler kişiden kişiye göre değişmektedir. Sebeplerden bazıları

 

  • Görevi sevmemek
  • Sınav kaygısı
  • Yetersiz öz denetim
  • Olumsuz değerlendirme korkusu
  • Başarısızlık korkusu
  • Mükemmeliyetçi kişilik özellikleri
  • Kaygı sebebiyle kaçınma davranışı
  • Kısa dönemli haz sağlama durumu
  • Yüksek hedefler
  • Sorumsuzluk
  • Zaman yönetimi eksikliği
  • Benlik saygısının düşük olması
  • Özgüven eksikliği
  • Yetersiz hissetmedir.

 

 

Ertelemeyi Nasıl Önleriz?

 Mükemmeliyetçilik, zaman kontrolü, öfke, tahammülsüzlük, özgüven ve özsaygı gibi kavramların çalışılması gerekmektedir. Kişinin erteleme sebebi anlaşıldıktan sonra bu sebebi geçirmek için çalışılmalıdır.  Şu anki zaman kontrolünün nasıl olduğu ve nasıl olması gerektiği konuşulmalıdır. Bir işe başlarken konulan hedefleri ve gerçekçilikleri araştırılmalıdır.  Sorumluluk almanın zorluğu ve neden alınmadığının sebepleri bulunmalı ve buna göre sebepler ile ilgili çalışılmalıdır.

İnsanlar erteleme davranışı yüzünden istemedikleri sonuçlarla karşılaşırlar fakat yine de erteleme davranışından kopamazlar. Ertelenen işler son dakikada yapıldığı veya hiç yapılmadığı için kişilerde suçluluk ve yetersizlik hissi gelişir. Yetersizlik hissi uzun dönemde kişinin psikolojisini oldukça kötü etkilemektedir.

Erteleme davranışı oldukça olağan ve tek başına çözülebilecek bir durummuş gibi gözükse de altında yatan sebeplerin tamamı terapi gerektiren sebeplerdir. Bu yüzden erteleme davranışı tek başına çözülebilecek bir konu değildir.

Erteleme isteği ve erteleme davranışı akademik hayatı, iş hayatını ve sosyal hayatı etkilemeye başladığında terapiye gidilmelidir.

 

 

                                             Uzman Klinik Psikolog Tilbe Çankaya

 

 

 

Uzun, B., Demir, A. (2015). Erteleme: Türleri, Bileşenleri, Demografik Etkenler ve Kültürel Farklılıklar, Ege Eğitim Dergisi, 16(1):106-121.

 

Albayrak, E. (2015). Genel Erteleme Davranışı Olan ve Olmayan Bireylerin Yönetici İşlevler Açısından İncelenmesi, Yayınlanmamış Yükseklisans Tezi, İstanbul.

Open chat