Aşk Biçimleri

Aşk kavramının tanımında hala daha ortak bir payda ve evrensel bir tanım bulunamamıştır. Bunun sebebi aşkın herkes için farklı deneyimlenip farklı izlenimler yaratmasıdır. Durum bu olunca aşkın ifade edilişi de herkes için değişmektedir. Kişi aşkta ötekinin gözünden görülür ve onay alır. Aşk direk olarak gözlemlenemeyen fakat davranışlar ile kendini belli eden bir duygudur. Aşkın amacı bağlanmak ve yakınlık kurmaktır. Peki aşkın sevgiden farkı nedir?

Aşk aynı anda tek kişiye duyulurken sevginin aynı anda birden fazla kişiye duyulabilmesi aralarındaki en büyük farktır. Aynı zamanda aşkın bir tutku ve dürtü olduğu ve zaman içerisinde yerini sevgiye bıraktığı da söylenenler arasındadır.  Aşkta herkesin benzer duyguları yaşamadığı oldukça barizdir. Kanadalı bir sosyolog olan John Alan Lee farklı insanların seni seviyorum cümlesini farklı yorumladıklarından yola çıkarak aşk biçimlerini ortaya koymuştur. Lee kuramını oluştururken üç temel renkten yararlanmıştır. Bunlar kırmızı, sarı ve mavidir. Diğer bütün renkler bu renklerin karışımından meydana gelmektedir.

Lee kuramında renklere benzer şekilde üç temel aşk biçimi olduğunu savunmuştur. Tutkulu, Oyun gibi ve Arkadaşça aşk.Bunların ikili birleşimleri ikincil aşk biçimlerini ortaya koyar.

Yani Arkadaşça ve Oyun gibi birleşerek Mantıklı aşkı oluşturur.

Tutkulu ve Oyun gibi birleşerek Sahiplenici aşkı oluşturur.

Tutkulu ve Arkadaşça birleşerek Özgeci aşkı oluşturur. Tabi ki renkler gibi bu üç aşk biçiminin daha farklı birleşimleri de vardır fakat bu 6 aşk biçimi en sık görülenlerdir.

 

Tutkulu Aşk (Eros)

Bu aşk biçiminde önemli nokta fiziksel görünüş ve çekiciliktir. Güçlü bir fiziksel çekim yaşanır ve cinsel yakınlık oldukça önemlidir. Kişilerin hoşlandıkları fiziksel özellikler kafalarında bellidir ve tutkulu aşk biçimine sahip insanlar için zeka veya kişisel özellikler önem sırasında öncelikli değillerdir. Bu kişiler aşk için risk almaya hazır olurlar.  Tutkulu aşk biçimine sahip kişiler duygusal aşırılıkları sevmezler. Bu kişiler ilişkilerde fiziksel bir uyum ararlar ve ilk görüşte aşka inanırlar.

 

Oyun Gibi Aşk (Ludus)

Bu aşk biçiminde eğlence ön plandadır ve bu sebeple aşklar kısa sürer. Bu kişiler sevgilileri ile vakit geçirmeyi oldukça severler fakat birine bağlanmaya geldiğinde çok fazla yakınlaşmak ve partnerlerinin onlara bağlanmasını istemezler. Bu tüde kişiler birden fazla kişiyle ilişki yaşayabilir ve ideal bir tipleri yoktur. İlişkilerde bir beklenti veya bir gelecek düşüncesi istemezler ve partnerlerine yaşamlarında pek yer vermezler. Bu sebeple diğer aşk çeşitleri çoğu zaman oyun gibi aşıktan kaçınır.  Oyun gibi aşıkların çok fazla kuralları vardır.

 

 

Arkadaşça Aşk ( Storge)

Bu kişilerde aşk zamanla gelişir ve ortak özellikler oldukça önemlidir. Bu aşk biçiminde kişiler yaşadıkları olayları, düşüncelerini ve ilgi alanlarını paylaşmayı severler. Bu türde de fiziksel olarak bir idealizasyon yoktur. Bu aşk biçiminde cinselliğin kendini açmak olarak görülmesi cinselliğin geç ortaya çıkmasına sebep olur. Arkadaşça aşkta kişi hislerinin farkında değildir. Burada aşk zamanla paylaşımlar arttıkça çoğalır.

 

Sahiplenici Aşk (Mania)

Kıskançlığın ve güvensizliğin barındırıldığı patolojik bir aşk biçimidir. Bu aşık partnerinden sürekli olarak ilgi bekler ve ilgiye doymazlar. İlişki sorunlu olsa da olmasa da sevgiliyi kaybetme korkusu hep hakimdir. Sahiplenici aşık ilişkisini bitirmez. İlişkiyi bitiren her daim karşı taraftır. Bu kişilerin hisleri oldukça yoğundur. Bir ayrılık sonucunda ayrılığın etkisi uzun süreler devam eder.

 

 

Mantıklı Aşk (Pragma)

Güzel bir gelecek sağlayabilecek ve devam edebilecek ilişkilere adım atan aşk türüdür. Bu kişiler aşkta uyum beklerler ve partnerlerinin özgeçmişi oldukça önemlidir. Bu kişiler sosyal etkinlikleri partner bulabilmek için bir araç olarak kullanırlar. Partnerin eğitimi ve mesleği aşkın oluşumunda oldukça önemlidir.

 

 

Özgeci Aşk (Agape)

Bu aşk biçimi cömert, özverili ve kendini adamış kişileri oluşturur. Partner olduğu gibi kabul edilir ve kusurlarına rağmen sevilir. Bu aşkta partnere karşı çekim vardır fakat bu fiziksel bir çekim değildir. Bu kişiler neredeyse hiç kıskanç değillerdir. Bu kişiler partnerlerini her daim desteklemektedirler.

 

Çocukluk deneyimleri, toplumsal deneyimler, yaşam stilleri ve kişilik özellikleri bu aşk biçimlerinin oluşumunda oldukça önemlidir. Aynı aşk biçimindeki insanlar başlarda iyi geçinse de zamanlar birbirlerinden sıkılabilirler. Bu sebeple aşk biçimi benzer ama tıpa tıp aynı olmayan kişiler ile ilişkiler daha sağlıklı sürdürülebilir. Lee’ye göre aşk biçimleri zaman içinde insan ve insanın idealleri değiştikçe değişebilir.

 

 

 

 

 

                                         Uzman Klinik Psikolog Tilbe Çankaya

 

 

Ercan, H.(2008). Genç Yetişkinlerin Aşk Biçimleri ve Benlik Tipleri, Doktora Tezi, Ankara.

 

Şahin, B., Parlak, S.(2020). Aşka İlişkin Tutumların Yakın İlişkilerde Yaşantıları Yordayıcılığının İncelenmesi, Education Sciences, 15(3):63-72.

Open chat